dfc TIRMIK iZi: Cantar/ Şarkı söylemek... TIRMIK iZi: Cantar/ Şarkı söylemek...

TIRMIK iZi

Hayat size tırmık attı diye yakınacağınıza siz de hayata tırmık atın, iziniz kalsın!..

Perşembe, Nisan 17, 2008

Cantar/ Şarkı söylemek...

Fotoğraf 14 Şubat 2002 Perşembe akşamı, TRT İstanbul Radyosu/TRT FM Stüdyosu'nda çekilmişti, saat 20.00 civarı olsa gerekti. ''Yıldız Sesler'' programı henüz bitmiş, Uğur Çınar ile birlikte bu güzel hanımefendiyi aramıza alıp poz vermiştik program arşivi için... O zamanlar TRT FM dinleyicilerinin en sevdiği programlardan biriydi ''Yıldız Sesler'', doğru ve iyi yapılmış bir işti, dinleyici de zaten hakettiği notu buna göre vermiş, devam ettiği müddetçe büyük bir ilgi ile takip etmişti. Bu fotoğrafın ve bu anın tekrarı hiç olmayacak artık çünkü objektife gülümseyen bu hoş hanım ''Perihan Altındağ Sözeri'' idi...
Kedileri içinden en sevdiği kaybolmuştu, hiç unutmam, o akşam buna dertliydi. Uzun uzun anlatmıştı bana, ''döner mi dersiniz efendim'' diye nazikçe sormuştu, aynı vakitler benim kedilerimden Arda da kaybolmuştu, yüreğimdeki tuhaf boşluğun içine bolca umut katarak ''niçin dönmesin, döner tabii, ikisi de çıkıp gelir gittikleri yerden muhakkak, üzülmeyiniz'' deyip gülümsemiştim. Oysa dönmediler, akıbetlerini öylece meçhûl kılıp gittiler. İkimiz de bir daha bundan hiç söz etmemeyi seçtik, her karşılaştığımızda sarıldık, öpüştük, muhabbet ettik ama kayıplarımızdan hiç bahsetmedik... Ve fakat eminim; ''Bir İhtimâl Daha Var'' şarkısını her duyuşumuzda kimseye belli etmeden, sessizce içimizden onları geçirdik...

Perihan Altındağ Sözeri, 1953 yılında Radyo Alemi mecmuasında 20 hafta boyunca yayınlanan "Hayatım" yazı dizisinde ; (sayı 19. 2 Temmuz 1953 ) Sahibinin Sesi plak şirketi müzik şefi Artaki Candan'ı görmek için Ankara'dan trenle İstanbul'a gittiğini anlatır: "Artaki Candan'ın odasına girip karşısına sıralandığımız zaman teyzem elindeki kartı kendisine verdi. Hiç unutmam kartı okudu, anneme ve teyzeme sıra ile baktıktan sonra "hanginizsiniz efendim" diye sordu. Bahsedilenin bu küçücük zayıf kız olabileceğini hiç düşünmemişti. Tasrih edilince [açıklanınca] gözlüklerinin üzerinden hayretle beni bir iyi tetkik etti. "Yaa, gel bakalım küçük hanım" dedi. Artaki Candan'a (toprağı bol olsun) ; Yalnız bırakıp gitme bu akşam'ı okudum. Dirseklerini masaya avuçlarını şakaklarına dayamış sessiz dinliyordu. Şarkı bittiğinde masaya damlayan gözyaşlarını gördüm. Kalktı, yanıma geldi ve alnımdan öptü. Israrla gözlerimin içine bakarak "Bir gün memleketin büyük yıldızı olacaksın, hiçbir zaman ümitsizliğe kapılma. İstikbal senindir kızım"diyerek zile bastı, gelen memurla Ermenice bir şeyler konuştu. Biraz sonra önümüzde iki nüsha olarak mukavele duruyordu. Sahibinin Sesi şirketi hesabına on plak dolduracaktım ve plak başına 25 lira olmak üzere 250 lira alacaktım. Parayı teyzeme teslim ettiler. Bizi teşyi için [yolcu etmek] merdiven başına geldi. Biz aşağı inmeye başladığımız sıra Safiye Ayla ile karşı karşıya geldik."

Sevgili Safiye Ayla'nın cenaze merasimini naklen yayın ile dinleyiciye aktarmak bana nasip olmuştu, halen bugün gibi net hatırlarım. Perihan Hanım'ın vefat haberini aldığımda da İstanbul'da olamadığıma çok hayıflandım. Gidip uğurlamayı çok isterdim ancak kısmet olmadı, yapamadım:( Yıldız Sesler'in hatıra defterini bulup çıkardım hemen, oradaki mütevazı imzasına hüzünle dokundu parmaklarım... ''Sönmez Artık Yüreğimde Yanan Bu Sonsuz Ateş''i Uşşak makamında bir kederle mırıldandım. Sonra içinde bulunduğum andan uçtum, bulutların arasında onu aradım. Baktım ki; kucağında o vakit kaybolan kedisi ile birlikte mutlu mutlu gülümsemekte, bana her zamanki zarif edası ve nefis İstanbul Türkçesi ile ''gördünüz mü efendim, buldum onu en nihayetinde, çok mesudum hakikaten'' dedi ve ardından bu görüntü usulca silinip gitti gözlerimin önünden... Burnumu çekerek gülümsedim, huzurlu bir ''güle güle'' esip geçti yüreğimden...
posted by Handan Demiralp at 15:19

4 Comments:

Que blog mas bonito, vi pocos asi...y la música de quien es??..Enhorabuena por el blog, te escribo en español porque creo sabes algo...
Good blog...

19 Nisan, 2008 00:01  

Hola Alonso:) Me siento mucho y muchas gracias, muy amable...

Your blog is nice too,congratulations... Thanks a lot, regards from Turkey/Ankara:)

19 Nisan, 2008 13:54  

Harem 2 albümünden “sultana” isimli ezginin müziğiyle giren giriş müziğinin ardından Handan Demiralp ve Uğur Çınar merhabası ile ne kadar hoş sesler yükselirdi gök kubbeye….
Ne çok sanatçı ile konuşuldu, anılar yaşanılanlar anlatıldı, bilmekteyim ve hoş bir gülümseme ile anmaktayım o zaman dilimini elbette. Değerli sanatçımız Perihan Altındağ Sözeri hanımefendiyi rahmetle saygıyla anıyorum. Kelimelerin hakkını vererek söylediği şarkılar İstanbul Türkçesi ile yaptığı hoş sohbetler ve dinleyicisini hep kucakladığı için önünde saygıyla eğiliyorum.
Ey dost hatırladım yine o günleri. “Arda” can nerelere gitti bilinmez. Belki sonsuzluğa aldı başını gitti zîra vardır anlamı, kavuşulacak elbet bir gün ya asıl önemli olan bu. Oğlumun benimle kavuşmasını sağlayan “Beberuhi” sana ayrıca selamla. Huzur içinde uyuyun emi canlar. Güzel enerjiniz, anlamlandırdığınız zamanlar için kocaman bir teşekkürle.

20 Nisan, 2008 03:15  

Can Hakan; taaa başından beri izleyen, dinleyen ve anlayan varlığına şükranla sevgili kardeşim... Seni tanımak hepimiz için özeldi, tüylü çocuklarımızın kaderi de işte bir şekilde birleşti. Kucaklıyorum hepinizi...

20 Nisan, 2008 23:18  

Yorum Gönder

<< Home