dfc TIRMIK iZi: Conforme/ Benzer... TIRMIK iZi: Conforme/ Benzer...

TIRMIK iZi

Hayat size tırmık attı diye yakınacağınıza siz de hayata tırmık atın, iziniz kalsın!..

Pazartesi, Mayıs 05, 2008

Conforme/ Benzer...

Güneşli, pırıl pırıl bir Mayıs gününde evinin eşiğinde oturup kedini sevmenin, varlığını güneşle ve onunla bütünlemenin milliyeti yoktur, dini-imanı başka olsa zaten ne farkeder? Hikâyeler bambaşkaysa da şu anda hissedilenler tıpatıp benzer... Aynı içten ve dıştan ısınma hissi, aynı göz kamaşması, aynı yumuşaklık, ülkeler, kültürler, diller değişse de tanım değişmez: hayatın sade güzellikleriyle mutlu olan ve yaşıyor oluşunu durmadan kutlayan işte aynı mütevazı insanlık, elde kahvaltı kâsesi, sırtta eski bir tişört, ayakta parmakarası terlikler...

Amsterdam'da kanal boylarında sıralanan binalar da birbirine benzer. Ama Venedikte'ki o ''dekor şehir'' havası yoktur pek, burası daha gerçekçidir. Ve camın arkasından bakıyor olsan da farketmez kardeşim, güneş her yerde ve her zaman güneştir. Kedi güneşe bakar, önünden kanal akar, dallara kuşlar konup kalkar. Gezici ve yazıcı kadın ise durup hepsine bakar elbette, içinden şunu geçirir ihtimâl: ''demek kedi ve tül perde arasındaki huzursuz ilişki heryerde benzer, her zaman var...'' Zira kedi hayata perdenin ardından bakmayı sevmez; atar tırnağı, ip çeker, büzüştürür, hırpalar, perdenin ütüsünü ve fiyakasını bozar... Perde yenilir, aradan çekilir, kedi susar...

Bir şehrin içinden sular geçiyorsa o şehir köprülere mecburdur her zaman. Bu köprülerin uzunluğu, büyüklüğü, eni-boyu öyle fazla mühim sayılmaz, bir tarafı öte tarafa bağlaması ve insanın ayağının kuru kalmasını sağlaması kâfidir. Zaten suya göre köprülerin, köprülere göre de suyun varlığı hayli izafîdir. Biri olmasa ötekinin gereksizliği kuşları ve bisikletleri hiç ilgilendirmez, evet ama kayıklar için vaziyet hiç de öyle değildir... Ve zaman sonunda mutlaka günün kapısına akşamı getirir, sen ise sıradanlıklardan benzerlikler avlarsın, ''insan'' olduğunu bir kez daha anlarsın... Bu kadar basittir...
posted by Handan Demiralp at 18:27

3 Comments:

son iki yazınıza da diyecek kelime bulamıyorum..beni mutlu edeni Yaradan da mutlu etsin .Benim siyam kızımın arkadaşları oralarda da arzı endam ediyormuş pencere önünde.. zaten ahım şahım olmayan tüller (ortasından onun için kestirilmesine rağmen) ; beter oluyorlar gün geçtikçe kapalı bırakıldığı zaman..Varsın olsun..O yeter ki mutlu olsun..seyretsin güzel gözleriyle alemi..Derin bakışlarındaki manayı aklımız sıra yorumlayalım kendi lisanımızca..Ortak sevgilerimiz evrende..artarak devam etsin tüm yaratılmışlara...SEVGİLERİMLE..

06 Mayıs, 2008 21:46  

Çok teşekkür ederim:) Benzerlikler ve onlardan damıttığımız güzellikler... Sade, net, çok sahici... Paylaşıldığını bilmek ise hepsinin fevkînde, tamamından daha mutluluk verici. Amsterdam akşamından sevgilerle, kucaklıyor ve selâmlıyorum hepinizi sevgili Tüsi&Yasi...

06 Mayıs, 2008 22:19  

cok güzel bir yazıydı.
yüreginize saglik..

08 Mayıs, 2008 10:56  

Yorum Gönder

<< Home