dfc TIRMIK iZi: Ahora/ Şimdi... TIRMIK iZi: Ahora/ Şimdi...

TIRMIK iZi

Hayat size tırmık attı diye yakınacağınıza siz de hayata tırmık atın, iziniz kalsın!..

Pazartesi, Mayıs 04, 2009

Ahora/ Şimdi...

Mayıs saçına turunç çiçekleri takıp çıkageldi; hayli heyecanlı, şarkıdaki gibi ''sevinçli bir telâş içinde'' ve çok da güzeldi. Mutfağa buyur ettim hemen, tezgâhın üzerinde duran taze baklaları, son enginarları, Kazdağları eteklerinden toplanmış taze sarmısakları ve cümle Ege otlarını aralayıp yerleşti, sonra gülümsedi. ''Ben her zamanki gibi kahve içiyordum, sen de ister misin?'' diye sordum, başıyla evetledi. Gerisi kimseyi ilgilendirmez, sohbetimiz bizimdi, sadece bize aitti...

Ve şimdi; evet, aradan epey uzun zaman geçti. Muhtelif yerlerde çekilmiş yüzlerce fotoğraf, yaşanmış sürüyle an, anlatılacak çok hikâye birikti. Elbette suskunluğumuz çaresizlikten değildi, bu seçilmiş sessizliğin ardından gelecek olanı beklemek güzeldi. Kapağı birkaç defa değiştirdik, orasıyla-burasıyla oynadık, yazıları eledik, arada sevgili editörümle nitelikli ve hoş kavgalar ettik falan ama neticede sona gelindi. Şimdi artık baskı aşamasında ''Tırmık İzi''... Duyurması benden, internet üzerinden yapılacak siparişlerde fiyatı indirimli. Adresi zaten daha önceden verilmişti. Piyasaya çıkar-çıkmaz bu sayfa başka bir bloga terkedecek o hep bildiğiniz yerini. Ben ve bana dair şeyler mi? Merak etmeyiniz efendim; çok şükür, iyiyiz, gayet iyi. Sevgi ve şükranla selâmlıyoruz bulunduğumuz andan cümlenizi...
posted by Handan Demiralp at 21:20

9 Comments:

Çok sevindim bu gelişmeye! Kapağı görmek heyecanlandırdı (bir kadın ve bir kedi ne güzel bir araya gelmiş) ve okumak için sabırsızlanıyorum!
:)

04 Mayıs, 2009 23:47  

Sağol Demet'ciğim; kapağı beğendiğine ve benimle aynı heyecanı paylaştığına çok sevindim:) Deneyimlediğimiz her anın bize kattıklarında buluşmak üzere, sevgiyle, çok sevgiyle...

05 Mayıs, 2009 00:22  

Sevgili dost az sonra diyip çekilmişsiniz aradan...Ama olmaz ki böyle de yapılmaz ki. Heyecanla ve merakla bekliyoruz...

05 Mayıs, 2009 09:55  

E tamam işte sevgili Hakan; yüzdük yüzdük sonuna geldik. Bu ''son'' bildik bir son değil kaldı ki; yepyeni bir başlangıç aslında... Sonlardaki muhteşem başlangıçları görebilenlerden olalım hep, bambaşka yerlerden başlayalım, kaldığımız yerden değil, değil mi? Kucaklıyorum, tüm sevgimle...

05 Mayıs, 2009 17:06  

Günlerdir çalıştığım otelde kalıyorum ve internet kullanımımız yasak!!Daha dün;"eve gitsemde kitap çıkmış mı bir öğrensem" diye düşünürken kendi kendime,müjdeyi aldım şimdi...Gözümüz aydın,gözün aydın...Olması gereken buydu ve sonunda oldu da...oh be:))

Sevgiler,başarılar

06 Mayıs, 2009 16:58  

Handancım çok ama çok sevindim.hayırlısı olsun.kitabı elimize almak için sabırsızlanıyoruz.kapağı da muhteşem,eminim içindekilerde öyledir.sizii çokkkkk seviyoruzzz.

08 Mayıs, 2009 14:36  

Kitabın sonunda çıkıyor olmasına sevinen bütün can dostlarına tüm gönlümle teşekkür ediyorum, sağolsunlar. Belki yeni birşey yok aslında bu kitapta, daha önce yazılıp yayınlanmış yazılardan seçmeler yapıldı ama bir kitap kılığında olması hakikaten bana da çok farklı geliyor. Çünkü tamamen rastlantısal bir şekilde başlamıştım ben blog yazarlığına, denebilir ki sadece kendim için yazıyordum. Sonra iş beni ve benim sınırlarımı aştı, neredeyse dünyanın her tarafına ulaştı. Şimdi de kitaplaştı, ne tuhaf... Hepinize en içten teşekkürler ve sevgilerle, destekleriniz çok değerli...

08 Mayıs, 2009 17:04  

Handancığım, her başlangıç bir bitiş, her seçimse bir terkediş.. Kapılar kapanıyor ve açılıyor.. Heyecanla bekleniyor bişeyler.. Ankarada bir kapımız kapandı ama İzmir'den yeni bir doğuş haberi bekliyoruz tez zamanda; heyecanla, sevinçle, tanık olduklarımızın kıvancıyla..
Sevgimle kucaklıyorum..

09 Mayıs, 2009 17:10  

Aklıma ne geldi, kapak oldukça güzel oldu. Desen çalışması başarılı. Bence bu deseni küçük bir afiş boyutunda basıp kitapla birlikte satalım ya da sınırlı sayıda basıp ilk satın alan 250 kişiye hediye edelim. Hem satışı arttırır hem güzel bir promosyon olur. Ne dersin?
Bu arada ben kendi kitabımı kitapçıdan babalar gibi kendim satın alacağım, sonrada bir imza gününde sıraya girip -ben sizin hayranınızım noolur bir imza verin yapacağım.

08 Mayıs, 2009 19:36  

Yorum Gönder

<< Home