JellyPages.com

Cuma, Haziran 02, 2006

Universi Dominici Gregis/ Tanrının Bütün Kulları...

Evet; başlık bu kez Lâtince, arada değişiklik iyidir, değil mi ya? Sağlık sorunlarım sebebi ile bir süre yazamadım ama bu düşünmediğim anlamına gelmiyor kuşkusuz. Uzun süren tetkikler beni epey yordu, asıl sorunumun aşırı yorulmaktan kaynaklanıyor olduğu da ortaya çıktı. Demek ki; ben durduğumu sandığım zamanlarda da duramamışım pek, fren sistemini gözden geçirmek gerekiyor sanırım!..

"İnsan vücudu" üzerinde çok daha öncelerden düşünmeye başlamış bir üstadın çizimlerini aldım sayfaya çünkü bu tetkikler sırasında ben de kendi vücuduma anatomik açıdan bakma fırsatı buldum. Her zamanki gibi kafam karıştı tabii, tıpkı Da Vinci gibi...

Kişi herhangi bir rahatsızlıkla karşılaşmadan önce vücudunun içinde neler olup bittiğini pek düşünmez, bu olağanüstü sistemin nasıl işlemekte olduğu üzerine kafa yormaz. Bedeninin farkına varabilmesi için bir rahatsızlık duyması gerekir, hariç zamanlarda o kendisinden bağımsız birşey değilken hasta olduğunda sanki bedeni farklı bir kavrama dönüşür, oradan oraya hoyratça taşıdığı vücudunun artık başka bir anlamı vardır kişi için. Buna odaklanır, merak eder içinde neyin yolunda gitmediğini ve kendi bedeni içinde tuhaf bir yolculuğa çıkar...
Doppler çekimi sırasında kendi damarlarımı ve kan akış sistemimi gördüm. Damarlarımla daha önce bu anlamda bir karşılaşmamız olmamıştı, açıkçası onları pek te aklıma getirdiğimi söyleyemem. Hani varlıklarını bilirdim de, hiç tanışmamıştık. Neyse; insana ilginç geliyor kendi içine bakmak. "Vay be" diyorsun, "demek ben bunları hep sürüklemişim kendimle birlikte, atarı ayrı, topları ayrı kıvıl kıvıl bir ağ varmış meğer içimde!" Oradan oraya belli bir denge ve sıra ile akan kanıma baktım ekranda, altına müzik döşenebilecek bir görüntü doğrusu, sonra otur izle, "pes valla" de, o cinsten bir durum yani. İletken jelin yapış yapışlığı biraz rahatsızlık verse de, serüven gayet heyecanlı idi, hiç sıkılmadım. Hergün çok sıradan bir tavırla sifonu çekip unuttuğum idrarımı kıymetli bir sıvı olarak elimde taşımak, akciğer grafisi sonuçlarıma "anaaaa!" nidası ile bakmak, damarlarımdan çekilen bir tüp kanı sedimantasyon tetkiki için cebime koyup götürmek falan, hem tuhaf, hem de oldukça eğlenceliydi. Sonuç mu? Efendim; fazla yorulmak, oradan oraya zıplamak yok, oturup ayağını uzatacaksın. Fazla ayakta kalmayacak, uzun süre hareketsiz de oturmayacaksın. Damarlarınla iyi geçineceksin, onlara saygı duyacaksın. Kafanı toplayacak, ona buna sıkılmayacaksın. Bir çember çizip ortasına kendini oturtacaksın, biraz bencil olacaksın. Hadi yaaa, nasıl yapılır ki bu, hiç bilmem? Anlaşılan artık öğrenme zamanı gelmiş, el mecbur öğreneceğiz. "Tanrının Bütün Kulları" arasında varolmanın dayanılmaz ağırlığını biraz hafifleteceğiz. Biz dengeyi tutturamamışız, bölünmüşüz, parçalanmışız bir miktar! Da Vinci usta da asıl şifreyi insan vücudunda aramıştı bence, işte o kadar...

5 yorum:

b a v e r dedi ki...

...bence siz şöyle bir süre dinlenin..ara ara sinyal verin orda olduğunuzun ama fazla da yormayın kendinizi..dediğiniz gibi , o ağırlığı biraz hafifletin..
geçmiş olsun tekrar..

Ayn dedi ki...

Hani o bahce varya birakin teknik kismini,Doga dir alir her elektrigi her derdi.Her yorgunlugu seyirci olmak da güzel seydir.Baver üstada kulak verin.Sizin bizi sevdiginizi biliyoruz.Onun icin biraz da cubugun kisasini cekin.Kayip sayilmaz.

Hem saygilar hende sifa dolu sevgiler.

vintage biscuit dedi ki...

işle ilgili temponuz çok yoğunmu ? tabii bi kamera arkasını bilmiyor ve görmüyoruz
program bitince tatil yappp
ben pazartesi çanakkale ye gidiyorum , 2 ay dinlenicem . ohh miss
kendine çok iyi bakkkk. dinlenmen gerekiyorsa bunugöz ardı etme sakın
öpüldün

Handan Demiralp dedi ki...

Bütün sevgili dostlara teşekkür ederim. ''Dinlenme'' kavramını hayatımın içine dağıtmam gerekiyor. Zira; ara ara verilen dinlenme molaları (tatiller, izin vb.) sonradan aşırı yükleme yapıldığında bir işe yaramamış oluyor. Biscuit; benden selâm söyle o güzel topraklara, fazla uzatmayacak, ben de çıkıp geleceğim bir süre sonra:) Sağlık ve huzurla, teşekkür ve selâmla...

Ezgi dedi ki...

Handan Hanim cok gecmis olsun.